23 Eylül 2008 Salı

T-Mobile G1





Yeni bir dönem başlamıştır bugün itibariyle cep telefonu tarihinde. Dünyadaki ilk Android cep telefonu tanıtıldı bugün basına, T-Mobile G1...

Bu telefonun özelliklerine geri döneceğim ancak ilk önce size Android sisteminden bahsetmem lazım. Android sistemi Symbian başta olmak üzere diğer sistemlerden daha serbest olan bir işletim sistemi. Şöyle ki 'Applications' adı altında bulunan, üçüncü parti uygulamalarını çok daha rahat sürebiliyorsunuz telefonunuza. Dahası, telefonun kullanımında da bu serbestlikten faydalanabiliyorsunuz, bir anlamda menü dahil herşeyi siz yönetiyorsunuz. Bunu en iyi şöle açıklayabilirim, ciddi bir anlamda telefonlar bilgisayara dönüşmüştür bu hamleyle. Çünkü bu sistemin taban olarak benimsediği platform Linux! Açık kaynak kodlu olması çok büyük bir kolaylık sağlayacak elbette. Ortak bir geliştirme platformundan yoksun olan tüketici elektroniği endüstrisi ise Android’i kendisine temel alacak olursa, donanımdan bağımsız çalışan yazılım ve uygulamaları geliştirmek daha da kolaylaşlacak tabii.

İşin teknik kısmı sizi aydınlatmadıysa, video'lardan ne demek istediğimi rahatlıkla anlayabileceksiniz;



iPhone'dan daha verimli olacağı kesin... Kullanımı da aynı kolaylıkta olacak, hatta kendi menü şablonunuzu ve bu tarz şeyleri ayarlayabileceğiniz için çok daha kolay olacak telefonu kullanmak. Böylece 'Nokia menüsünden sonra zor kardeşim...' klişesi de kalkmış olacak. Birkaç tık ile arkadaşının evinin neye benzediğini görmek filan harika. Dokunmatik ekranın yanı sıra Q klavyesinin olması büyük avantaj, iPhone'u dolma parmaklılar kullanamıyordu mesela. Video kaydedemeyen, 2 megapiksele sahip iPhone'un bu video çekebilen, 3 megapiksellik kameraya sahip telefona karşı bu konuda da boyun bükeceğini kestirmek zor olmasa gerek.

En büyük olay ise Google'ın telefonu olması. Aslında T-Mobile'la alakası dahi yok bu telefonun. Sadece seçilen bir operatör firmadır, Türkiye'deki iPhone için seçilen Vodafone gibi. Herşeyi Google'ın afacanları yapmış yine. Manyaklar ya, yapmadıkları şey kalmadı, açık ara en büyük gelişim gösteren firmadır dünyada, bunu da yarın başka bir postta biraz daha fazla açarım. Google'un telefonu olmasının büyük avantajları var. Google servislerinden tam verim alabilme mesela. iPhone ve Blackbery cihazlarında da Navigasyon özelliği var ama bildiğiniz gibi Google Maps artık fena bir şekilde aştı; Amerika'dakı her(!) sokağın resmi mevcut mesela. Tüm karayollarını en detaylı şekilde gösteren, hem yatay hem de dikey açıdan görüntüler verebilen tek harika programı. Bu bir artıdır mesela G1 için. Google Mail, Google Search, Google Earth, YouTube, Amazon, Flickr ve daha bilimum uygulamayı da düşünürsek, işin ne boyuta geldiğini anlarız herhalde.

T-Mobile G1 22 Ekim’de satışa çıkacakmış Amerika'da. 179 dolara çıkacağı söyleniyor. Tabii sınırsız 3G bağlantısı için de aylık, ayrı bir ücret alınacak. Türkiye'ye ne tarihte ve hangi şartlar altında çıkacağı ise henüz bir soru işaretiymiş. Amerika'nın neredeyse %95'lik kesiminde 3G bağlantısına erişebilme özelliği oldugu için, kolaylıkla internet işlemleri yapılabiliyor. Türkiye'de bu işlem biraz dertli ama operatöre bağlı olacak. Göreceğiz...

T-Mobile G1, Resmi web sitesi

3 yorum:

CaRtMaNtR dedi ki...

Bu aralar piyasaya çıkmasını beklediğim tek bir telefon var. Oda Sony-Ericsson C905. Yıl sonu gibi piyasaya çıktığında hemen satın alacağım. Peki bu tanıtımdaki alet yerine neden o derseniz. Bence C905 daha önce W800 ilk piyasaya çıktığında (o zamanda w800 almıştım ve halada kullanıyorum) yarattığı etkiye benzer bir etki yaratacaktır. 8 mp kamerası (evet yazı iledek sekiz) ve Nokia N95e göre çok daha şık dizaynı ile piyasayı sallayacak bir ürün gibime gelyor. İphone olayına gelirsek. Ben İpod Touch almayı tercih ettim. Özelliklede telefon teknolojisi bu kadar hızlı gelişirlen Touch'ı almak bana daha mantıklı geldi. Ha bu arada dolma parmaklı biri olmama rağmen dokunmatik klavye ile şimdilik o kadar sorun yaşamadım :D

Ty dedi ki...

Sony-Ericsson'lari hiç sevmem normalde... Nokia'cıyımdır.Şuan N95'im var benım ama bana kalırsa hiçbir güzelliği yok dıs görünüm açısından. Özellikleri için aldım, Nokia'nın menüsüne alışıklığımdan aldım.

Şimdilerde yeni bir telefon bakıyorum. Bu ya Blackberry olacaktı yada iPhone. Şimdi kararımı verdim, g1 kesin. Bana daha bilgisayarımsı ama her daim yanımda taşıyabileceğim, beni eğlendirecek birşey lazım. Kişiden kişiye değişen bir olay işte. Sony Ericsson'ları cebe koyabilirsin, N95 ve demin bahsettiğim evrim geçirmiş telefonları cebe koyamazsın. Biri internet bazında özelliklere sahip, diğeri daha fazla aramaya-mesajlaşmaya meyilli. Kamera da ayrı bir olay.

Yanı, lafın özü Nokia ile karşılaştırabiliriz de, bunlarla karşılaştıramayız, farklı kulvardalar.

Yalnız 8 megapixel büyük bir olaydır, ilk defa bir telefon aldığınızda bir de kamera almanız gerekmeyecek.

Parmak meselesini ben hallettim, ben de iPhone olmamasına rağmen. Her alışveriş merkezine gittiğimde Apple Store'a girip baktım alete. Telefona sahip olanlardan daha fazla kullanmışımdır belki de eheh. Ama mesela babam alacaktı kendine, o hiç yazamıyor. Ben de gayet iyi sayılırım ama mesaj yazarken hızlı olamıyorsun, kontrollü davranman gerekiyor. Bir klavyeyi düşün, bir de iPhone'u.

Telefon teknolojisinin hızından nefret ediyorum, haklısın o konuda. Bir telefon alıyorsun, 3 ay sonra yenisi çıkıyor. Eldekiyle de gitmez. Çok iğrenç bir durum.

CaRtMaNtR dedi ki...

Aslında her ne kadar ikiside temelde telefon olsada bu telefon le benim bahsettiğim farklı segmentlerin ve farklı kullancıların seçecekleri telefonlar.

Mesela ben ortalama üstü müzik sesi kalitesi, Mümkün olan en iyi kamera ve kabul edilebilir bir dış dizaynı önemserken, bazılarıda daha cep bilgisayarı tadında ürünlere ilgi duyar.

Ama o değilde hakikaten 8 mp nedir ya w800ün kamerasından memnunken bununkine yorum yapmam zor olur herhalde. :D