26 Ağustos 2009 Çarşamba

Emre Belözoğlu



Geçenki Fenerbahçe yazımda Emre için "provakatörlük yaptı, tahrik etti" deyince, Fenerbahçeli kardeşimizin biri yorumlarda bana güzelce giydirip "Bu maçta değil. Hatta Emre'nin kendini dizginleyebilmesi bence çok büyük bir karakter davranışı olmuştur bu maçta!" diyerek son noktayı koymuştu. Ben de gerekli makul cevabı verip "eyvallah" çekmiştim. Yukarıdaki videoda da Emre'nin kendini dizginlediği görüntülerden biri bulunmakta. Büyük karakter davranışı olmuş cidden, kendini dizginlemese ne olacaktı acep?

10 yorum:

HipHop4Life dedi ki...

Emre gerçekten 2 yıldır sağlıklı hareketlerde bulunmuyor. Birkaç yıl önce bir milli maçta yaptığı kol hareketiyle başladı bu saldırgan hali galiba...Ama bu videoda baya abartmış olayı, oyuncuyu resmen "gel senle şu ileride bi hesaplaşalım" der gibi çekiyor tabi araya giren hakemde payını alıyor ama Emre yaptığı davranışın payını alıyor mu? Hayır..
Şu bir gerçek ki çoğu Fenerbahçeli de bu hareketi onaylıyor. 'Helal be! gerçek Fenerbahçeli işte' diyorlar..

Çok yazık..Türk futbolu büyük oyuncularından birisini mental olarak kaybetti..Oyunu ne kadar iyi olursa olsun bu tavırları oyununu gölgede bırakıyor..

Enes dedi ki...

Havaalanında suratına Galatasaray forması fırlatmışlar. Bu güzel...

Ayrıca o parmak insin ulan artık!

Adsız dedi ki...

bir insan özel çaba gösterse bu kadar antipatik olamaz heralde.

Kaan Özaydın dedi ki...

bu emre'nin yaptığı kartlık bir hareket ancaj hakemin kolunu itmesi nasıl provakatörlük oluoyor anlamadım?

hakemle futbolcular birbirine mi girecek?

şimdi benim yorumama atlayıp bir sürü laf sokmaya çalışacak gsli arkadaş olacaktır ama çağlar blogun yavaş yavaş anti fb havasına bürünüyor. o eski objektif ortam yok bu da beni her gün girdiğim bu blogdan soğutuyor.

sonuçta gslisin fblilerin her hareketi sana aşırı ya da itici gelebilir -belki de blogun eski havasına alıştığımdan diyorumdur- bunları postlara taşımana gerek yok.

umarım ilerde blog o eski keyifli günlerine geri döner..

biragobegi.net dedi ki...

şu hareketin konuşulacak bi yanı yok bence..hakemi bitirdi o pozisyonda...bu daha sonraki maçlarda hakemlerin ona önyargılı bakmasına da sebep olabilir. gerçi o böyle davranma konusundaki ısrarını sürdürürse müstehak gibi :)

Çağlar dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Çağlar dedi ki...

Kaan,
Belki son zamanda Fener aleyhine fazla şey koymuş olabilirim, haklısın ama objektiflikten ödün verdiğimi düşünmüyorum. Ben çok üst düzey bir futbol izleyicisi falan değilim. Gözlem yapıyorum sadece ve yaptığım gözlemlerde kayda değer şeyleri buraya taşıyorum. Bu da bir gözlemdir. Aynı olaylar GS maçında yaşansaydı oradan da koyardım. Ama o bahsettiğim yazım ve yorumlarıyla bağlantılı olarak bu videoyu koymam gerekiyordu.

Burada dikkat çekmek istenen, Emre'nin sinirlerine hakim olamaması, maç boyunca bunu tekrarlaması ve şu pozisyonda dahi hakemin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesidir... Emre bu kadar ateşli bir ortamda belki 2 kez kırmızı kart görebilirdi, ama ortam böyle olunca hakemlerimiz malesef mala bağlıyorlar.

Ancak gerçekten öyle bir görüntü oluştuysa blogda, eleştrini dikkate alıyorum, teşekkür ederim.

Kaan Özaydın dedi ki...

Ben teşekkür ederim Çağlar. Severek izliyoruz..

PIERREMANU dedi ki...

Öncelikle yorum yapmamda laf sokmak ya da sizin tabirinizle giydirmek gibi bir amacım yoktu. Sadece söylediklerinizin üstüne kendi yorumumu yaparak saçmaladığınızı düşündüğümü söylemiştim. Karşı tarafa "bence saçmalıyorsunuz" demenin giydirmek mealine geldiğini açıkçası bilmiyordum. Eğer öyle algılandıysa veya istemeden de olsa yazdıklarım öyle geliştiyse gerçekten üzüldüğümü belirtmek isterim. Çünkü gerçekten "ulan şuna bir giydireyim" dürtüsüyle yorum yapmış değilim.

Blogunuzu sürekli takip eden birisi olarak yorumumun laf sokma olarak nitelendirilmesine ve sonrasında gelen bir postta da kendisine makul bir cevap verdim ve eyvallah çektim şeklindeki üsluptan da ayrıca üzüldüğümü belirtmek isterim. Diyarbakırspor maçında Emre'nin tahrik eden değil tahrik edilen tarafta olduğu konusundaki fikrim devam etmektedir. O pozisyondan önce, bende maçtan evvel kararlaştırıldığı hissini veren bir şekilde özellikle seçilmişçesine Emre'ye iki-üç pozisyonda çok sert müdahalelerde bulunuldu ve hakem bunları es geçti. Hepimiz biliyoruz ki Emre sinirlenip zıvanadan çıkmaya çok müsait bir adam. Maçtan önce İstiklal Marşı'nda kısmen de olsa ıslıklamaların duyulması, maça Ultraslan atkılarıyla gelen münferit grupların maç öncesindeki Emre'ye yönelik küfürleri, futbolcuların maçın başında yaptıkları çok sert müdahaleler ve hakemin bunlara faul bile vermemesi neticesinde Emre kışkırtılmıştır bu maçta. Evet sonrasındaki bazı hareketleri yapmaması gerekiyordu ama bu hareketler taciz edilen tarafta olmanın şekillendirdiği şeylerdir. Buradaki duruma Emre özelinde bakmak lazım. Yani baz aldığımız insan Emre burada. Emre özelinde baktığımızda herkes kendisinin tamamen zıvanadan çıkmasını beklerken onun kısmen de olsa sakinleşmesi kendisi açısından olumlu bir görüntü olmuştur diye düşünüyorum. Yine tekrar ediyorum en azından bu maçta.

Daha önceden de söylediğim gibi tarafsınız ve tarafım. Her zaman söylerim taraftarlık at gözlüğü takmaktır diye. Ancak dünkü ruhsuz Fenerbahçe'ye ruh verenin sonradan oyuna giren, büyük oranda GS'de yetişmiş bir isim olan Emre'nin olduğunu görebilecek ve bu durumu kabullenebilecek kadar tarafım. Koskoca Fenerbahçe'ye ruh veren adamın bir dönemin efsane GS'ının en önemli parçalarından birisinin olmasının Fenerbahçelilerde yarattığı can sıkıcı atmosferi eminim tahmin edebiliyorsunuzdur. Semih Bey sahaya mangal yapmaya çıkmışken, Gökhan Gönül bile dün iş olsun diye oynarken Fenerbahçe formasının hakkını vermeye çalışan iki isimden birisinin Lugano, diğerinin de kabullenmekte (en azından benim) zorluk çektiğim eski bir GS'li Emre'nin olmasının ben ve benim gibi Fenerbahçelilerde yaptığı tahribat büyüktür. Evet tarafım ama bizim futbolcularımızın geneline hakim olan hırssızlık kültürünü görebilecek kadar tarafım. Şunu da söylemeliyim ki Emre'yi etrafımdaki çok iyi FB'lilerden çok daha fazla eleştiren ve içine sindirmekte büyük buhranlar yaşayan birisi olduğum konusunda sizi temin ederim. Neyse konuyu dağıttım sanırım.

Ayrıca taraflılığınızı belli etmeniz bence gayet güzel. Bazı bloglar gibi taraf olmasına rağmen objektif gözükmeye çalışan ama satır aralarında ufak ufak taraflı yorumlar yapan ikircikli bloglardan olmamanız benim blogunuzu takip etmemdeki temel nedenlerden birisidir. Taraf tutmak güzeldir. Taraftarlık daha da güzeldir.

Son olarak Emre'nin Diyarbakırspor maçındaki hali konusundaki kanaatimin sabit olduğunu yinelerken bir sorum olacak. Blogunuzdaki yorumlara tepkiniz eyvallah çekmek şeklinde midir? Eğer öyleyse bilelim ve buralara yorum yazarak vaktimizi havaya saçmayalım. "Öyledir, eyvallah da çekerim, s.ktir de" derseniz, blog sizin blogunuz, keyif sizin keyfiniz, bana ancak bok yemek düşer bu durumda.

Çağlar dedi ki...

Heheh yok eyvallah çektim derken, benim öyle bi anlayışım yok. Gereğince tartışma da oldu, haksız çıktığım bir sürü nokta da. Sana da aslında eyvallah çekmemiştim direkt, birşeyler anlatıp sonunda "böyle böyleyse eyvallah" dedim. Ondan öyle yazdım. Ama tercihen yorumlarda, okuyucularımla fazla büyük tartışmalara girmem. Bu onları siklemediğim anlamına gelmez, alttan aldığım anlamına gelir. Yukarda Kaan'ın eleştrisine de aynı şeyi yaptım. Herkesin haklı olduğu noktalar vardır kendince. Eğer bana çok ters düşen ve terbiyesizlik içeren bir şey olmadığı sürece tartışmayı pek sürdürmem. Eyvallah çekebilirim, ki senin anlattığım tarzda bi eyvallah olmuyo bu, iyi anlamda oluyo.

Diğer yazdıkların senin fikirlerindir. İlk mesajlarda da cevabını vermiştim. Ama GS'da yetişmiş Emre'nin sizde iyi oynaması konusunda çoğu Fenerli'yle farklı düşünüyorsun bence. Çünkü taraftarın %80'i Emre gelince "koyduk mu? emre bitti sıra arda'da" modundaydı, iyi hatırlıyorum. Ama sen böyle düşünüyorsan, o da seni bağlar tabii ki.

Blogumu takip ettiğin için teşekkür ederim.