13 Eylül 2009 Pazar

Klişeler #3 - Bir gecede Disco Kralı olan abazan...


Disko, bar kavramı Türkiye'de biraz farklı. Yani çok bildiğimden mi, hayır tabii ki. Ama Türkiye'deki disko, bar ortamını az çok biliyorum. Amerika'daki, İngiltere'deki ortamı da filmden, diziden bilebiliyoruz az çok. Türkiye'de bara gitmek, birşeyler içmek, karı kız kesmek "being supercool" mottosunun bir parçasıyken, New York'ta adam her akşam yapıyor bunu, onun için kafede oturup arkadaşla birer kahve içmekten farkı yok. Canımız mı sıkkın, hadi birer bira içelim.. Terfi mi aldık, hadi şampanya patlatalım.. Ama her duyguyu aşırı yaşayan Türk insanı, her ortama da anında ayak uydurabiliyor. Hiç disko, barla alakası olmayan birinin bir gecede nasıl Kingodisco olduğunu, madde madde ele alıyorum...

1-) Diskoya gidiş heyecanı: Ortamdan pek haberi olmayan adam gidiş boyunca heyecanlıdır, neler olacağımı merak eder, nasıl bir yer olduğunu tahayyül edip durur. Neler yapacağını planlar kafasında, çekinceli bir tipse arada vazgeçmeyi bile düşünebilir, heyecanlı bir başlangıç dönemidir... Bu, biraz binmeye çok korktuğun bir lunapark oyuncağına binmek için merdivenleri çıkış serüvenine benzer. Böyle de koyarım benzetmeyi.

2-) İçeri gidiş tedirginliği: Işıklı, cafcaflı mekan karşıdan görülür. "Ulan bana fazla mı acaba, çok tiki bir mekan mı bu?" tedirginliğiyle birlikte yaklaşılır. Tabii mutlaka yanında arkadaşlar olduğundan o duraksamayı fiziksel açıdan hissettirmemen gerekir. Badigardları geçersin, ilk baş baya karanlıktır, tırsarsın, sonra yürümeye başladıkça o filmlerde gördüğün ışıklı bir gürültülü mekanı görmeye başlarsın. Korkuyu atmaya başlamışsındır ama etrafında olan bitene uzak oluşun, ortama yabancı oluşun tedirginliğin hala canlı kalmasına neden olur.


3-) Sessiz durma periyodu: Herkes deliler gibi eğlenirken, önce ortamı süzersin, bir kenarda takılırsın. Eğer arkadaşların da ortamın yabancısıysa 4-5 abaza kenarda öylece durup pistte oynayanlara ve "supercool" modda votkasını yudumlayanlara bakar.. Efsane bir duruştur. Neler yapacağını planlarsın, kızları kesersin. Birbirine sürtünerek dans edenleri gördükçe daha bir iştahlanır, hemen ortama akasın gelir, ama erken olduğunun çabuk farkına varırsın.

4-) "Hadi baba patlayalım" münakaşası: Gelen arkadaşlar da son derece istekli, azgın fakat buraların amatörü olduğundan bir an önce ortamlara akmak isterler, bunu tek başlarına yapamayacaklarını bildiklerinden, birbirlerini gaza getirirler. "Hadi oğlum, ne duruyoz böyle?" gibisinden bir olay atıldığında, herkes en rahat tavırlarıyla olayı geçiştirir.. Arada tezcanlı olan biri "ohoo bütün gün böyle durcaz mı amına kiym" dediğinde, "ya bi dur olum sakin ol" cevabıyla karşılaşabilir. Olağandır, paniğe gerek yoktur.

5-) Ortama ayak uydurma: Bu evrenin ilk adımı kendine bir içki ısmarlamaktır. Gider barmenin yanına, kendine bir bira söylersin, en Miller'ından.. Yani "ortama akıcam da, yolunu yapıyorum" muameleleri çekersin, kendi kendine. Tabii içinden uzun ince bir bardak Binboa söylemek geçer ama, ortamı tam kavrayamadan o kadar hızlı gitmek istemezsin. O an kimse seni sikine takmıyordur, ama öyle bir moddasındır ki, barmenden birayı alışın, parayı verişin, her hareketin meraklı dişiler tarafından gözleniyor sanırsın. Yudumlarsın birayı, en umursamaz tavırlarınla..

6-) Harekete geçme girişimleri: Sadece köşede durup bira içmenin, akşam halvet olmana yetmeyeceğinin farkına varman uzun sürmez. Eğer ara sıra yanına gelecek olan pahalı orospular yerine, beleş bir macera peşindeysen, en azından biraz daha aktif olman gerekir. Bu konudaki ilk hamle, piste yaklaşıp, o kokuyu içine çekmek olacaktır.

7-) Oynama tedirginliği: Elindeki birayı alır, hafiften hareket etmeye başlarsın. Önce olduğun yerde hafif bir ritim tutmayla ayakları oynatmaya başlarsın ama senden başka kenarda oynayan olmadığını görünce boşa alır, frene basar, vitesi 1'e alıp piste yaklaşırsın. Piste yaklaştıkça heyecanın artar, elindeki birayla birlikte hafif hafif, yaklaşa yaklaşa ritim tutmaya başlarsın. Kimsenin sana bakmadığını fark ettiğinde, biraz daha yaklaşır ve oyun şiddetini arttırırsın. Bir de bakmışsın heyecan kalmamış.


8-) Kayseri düğün havasına geçiş: Oynama konusunda üzerindeki hamlığı atınca, gider birayı bırakırsın, geri döner oynamaya başlarsın, ama hala diğerlerinden daha usturupludur bu oynayış. Arkadaşlarla karşılıklı başlarsın önce, iyice havaya girip çılgına bağlamaya başladığın anda, barmene koşar bir tekila shot patlatırsın. Artık tamamdır, tam bir Kingodisco'sundur. Alkolü de kanında hissettiğin gibi, arkadaşlardan kopar dişilerin yoğunlukta olduğu ortamda çılgın atmaya başlarsın. "Artık gelsin ruslar" moduna girip, hemen çıkman çok uzun sürmez, çünkü onların etrafı çoktan sarılmıştır.

9-) Av denemesi: Böyle ortamda yalnız dans eden kız bulmak mümkün değildir zaten de, en azından etrafında daha az kişinin bulunduğu bir kıza doğru yaklaşırsın. "Neden bunun etrafında kimse yok?" diye düşünmezsin bile, o pistteki herkes Elizabeth Hurley'dir senin için. Bir göz göze gelebilsen, direkt 47 saniyelik french kiss kuşağını başlatacaksın sanırsın. Kızla göz göze gelirsin, bir ihtimal kız senden çekinmez, oyuna devam eder, belki tipin hoşuna gittiyse gülümser, bu konuda iyiysen seninle birlikte oynamaya bile başlayabilir. O andan itibaren hem gece uçuşa geçeceğin bir nesne, hem de uzun süre birlikte olabileceğin bir melek olarak hayal etmeye başlarsın kızı. Tam iyice kopup, kıza yaklaşırsın ve "huhauhaah olay budur, kucaktan kucağa.. oohhh gönder gelsin.." moduna girersin ve bir süreliğine zihnen koptuğun anda, arkanı bir dönersin ki az önceki hayatının kadını, çocuklarının annesi olarak hayal ettiğin kız, lavabodan yeni gelen tek gecelik manitasıyla yiyişiyor.. Yıkıldığın ve bu işlerin o kadar da kolay olmadığını anladığın andır.


10-) "Evet şimdi gidiyorum, ama..." gidişi: Yaşadığın hayal kırıklığı üzerine, bir kaç deneme daha başarısız olunca "bugünlük yeter" dersin ve gitmeye karar verirsin. İçinde buruk bir sevinç vardır. Sevincin, artık buraların senden sorulacağındandır. Burukluk ise, pistte tamamlayamadığın aktiviteyi gece tek başına tamamlayacak olmandandır. "Nasılsa artık her gün buradayız" modunda ortamdan ayrılır, dönüşünün muhteşem olacağını düşünürsün.

Abazan bir disko meraklısının, bir gecesini dinlediniz...

2 yorum:

Kaan Özaydın dedi ki...

Sanırım "disco"ya giden karakterimiz mekan seçimi yanlış olmuş. Anladığım kadarıyla 5-6 erkek gidilmiş mekana. 5-6 erkek ile rezervasyonsuz girişte problem yaşatmayan mekandan hayır gelmez..

Adsız dedi ki...

Webmaster cok tesekkurler...

Selamlar Burcu