18 Ekim 2009 Pazar

"Hoca" ve "Godikler"


Çok Güzel Hareketler Bunlar güzel program, her haftaki bölümünü indirip izliyorum ve her programda eğleniyorum, buraya tekrar döneceğim. Bu yazıda bu hoş programın kötü yönlerini, itici olaylarını kamulaştırıyorum efendim... Ve sonunda da bu hadiselerden kurtulmanın çözümünü veriyorum.

Öncelikle; hem bu güzel insanların rollerini daha iyi yapabilmesi, hem de ekran karşısındaki bizlere daha fazla daral gelmemesi için, bu seyircinin kesinlikle zaptedilmesi lazım. Şu her boka alkışlama olayını, artık nasıl çözeceklerse, bir şekilde çözmeleri lazım. Skecin bir yerinde sahneye sevilen bir adam çıkıyor, önce onun hayranlarından "eeeöööheeyyyy" narası atılıyor, ardından bütün salon alkışlıyor. En az 7-8 saniye skeç duruyor, alkışlanan eleman da süpersonik hocaları Yılmaz Erdoğan'ın emrine uyarak selam veriyor, gülümsüyor. Olur olmaz her espride birkaç salağın başlattığı alkış furyasına bütün salon katılmak zorunda kalıyor. Yine 10 saniyelik kesinti. Zaten her ama her espriye en az 2-3 alkış geliyor, bunların çoğuna tüm salon katılıyor. Skeç biraz güzelse, alkıştan izleyemiyoruz. Ha bazen çok güzel skeçler, bomba espriler oluyor, o zaman alkış yapılır, tiyatro komedilerinde bu vardır zaten, ama böyle olmaz. Hayır böyle olunca oyuncuların da skece verdiği ciddiyet azalıyor, çoğu zaman gülmeye, skeç dışına kaymaya başlıyorlar.

Yılmaz Erdoğan'dan rica ediyorum. Şu 'godfather' havasından biraz uzaklaş. Sakallı, bıyıklı, bir çoğu senin yaşına yakın şu koca koca adamlara, yıllardır zaten sahnede oyun oynayan, filmlerde oynamış şu insanlara hala bebek muamelesi yapıp, "aferim lan godik" modundan da çık artık. Herifleri enik sever gibi seviyorsun ulan. Herkeste de başlamış bir "hocam" furyası.. Onu da geçtim, bazen skeçlerin orta yerine atlayıveriyor, "şunu bir daha yapın" , "bu olmadı sanki" muhabbeti çekiyor. Öeehhh yani.

Tabii bir de her skecin ardından 10 dakika skeci yorumlama seansı var. ÇGH, GH muhabbeti de ziyadesiyle baydı... Ha o arada bazen güzel muhabbetler de dönüyor, ama 2 hoşsohbet yakalayacağım diye de 10 dakikalık saçmalık dinlenmez. Bundansa, Yılmaz Erdoğan bence "BKM Ustaları" diye tabir ettiği elemanların 2-3 tanesini getirip, jüri değerlendirmesi tarzı yapabilir. Ya da her hafta farklı 1-2 ünlüyü çağırıp işin boyutunu büyütebilir, onlara yorumlatabilir. Çok daha eğlenceli olurdu en azından. Ha buna dahi karşıyım, ama illa ki "godikler"e not verecekse, bu daha iyi olurdu bence.

Ha, elbette özellikle tamamı tiyatro eleştirmeni, her bir yazarı sinema gurusu, birer edebiyat duayeni, birer sanat eğitmeni olan Ekşi Sözlük'e bakarsanız, bir çoğu bu programın iğrenç, rezil, berbat ötesi olduğunu düşünüyor. Ama o sayfalar ne yerin dipleri gördü, o yüzden çok dikkate değer değil.

Çözüm: Gelelim çözüme.. Efendim öncelikle bu programı televizyondan izlemeyiniz. Zaten artık reytinglerin tavan yapması sayesinde, abartısız her skeç arasına reklam koyduklarından, Pazar akşamları saat 8'de başına oturup beklemek hiç mantıklı değil. Güzelim Pazar gününün o 3 saatini (evet, reklam ve özetlerle birlikte daha bile fazla sürebiliyor) başka bir şeye ayırıp, ertesi günü bekleyiniz ve itinayla ShareBus'tan indiriniz. Adamlar kaydediyor, reklamları çıkarıyor, tabakta sunuyor. Allah razı olsun. Videoyu BsPlayer'da açıp, bir parmağınızı sağ ok tuşunun üzerinde bekletiniz. Artık programın da skeçlerin da akıcılığı sizin hakimiyetinize bağlı. İster en baştaki sunuşu geçin, ister Eser'in tüm sunuşlarını, ister skeç aralarındaki değerlendirmeleri atlayın. Hatta isterseniz skeç içindeki 5-10 saniyelik alkışları bile tek bir tıklamayla 3-5 saniye ileri alıp, işi abartabilirsiniz.

Afiyet olsun.

1 yorum:

Kaan Özaydın dedi ki...

ve ve vee.. çağlar yıldız'da ekşisözlük'e sallayan ünlüler kervanına katıldı :D :D :D