13 Ekim 2009 Salı

Kararsızlar

Geçenlerde okulda, bir projede içinde bulunduğumuz grubun adı ne olsun diye arkadaşlarla tartışırken, bir anda aklımdan "Kararsızlar" demek geçti ve dedim. O anki ruh halim ve tuhaflığım bana bunu yaptırdı ve aptalcaydı, biliyorum. Ne alaka di mi? Öyle. Yazının konusunun da bağlantısı olan bu grup ismi önermesi, okulda aylarca saçma bir dalga konusu oldu. Çocuklar beni bir süre "kararsız" diye çağırdılar. Gerizekalılar.

Gelelim şimdiye.. Ulan içimde öyle saçma bir boşluk var ki.. Ne yazacağımı da bilmiyorum, ama bir şeyler söylemezsem de içimde patlayacak. Yani zihnim günler, saatler içinde o kadar değişken ve "kararsız" seyrediyor ki, "ne yapıyorum, amacım ne, mutlu muyum, mutsuz muyum" bilemiyorum. Ama son zamanda çok sık olmaya başladı bu. Bir kafayı yiyecek gibi oluyorum, her şeyi arkada bırakıp ciddi ciddi intihar etmeyi düşünüyorum. Birkaç saat sonra şen şakrak, etrafına pozitif enerji saçan normal Çağlar geri dönüyor. Sonra tekrar aynı şey falan.. Devir daim, kısır döngü.. Ne derseniz deyin.

Hacı, yaşama sevincimi kaybettim yahu. Bir şey de olmadı ha.. Hani bir kız olur, can yakar, aşktan içi yanar insanın, ailevi problemler olur falan. Yok, hiçbiri bende yok. Hiçbir somut neden yok. Zaten içimde büyüyen, hayatımı siken de bu. Sebepsiz yere, kafayı yiyecek derecede yaşamaktan nefret etmem. Şu an hiçbir şey eski öneminde değil benim için. Okul, aile, iş, Lakers, Galatasaray, internet, bilgisayar.. Hepsini geride bırakıp bambaşka bir hayata başlayacak olsam, bir saniye düşünmem. Bu nedenledir ki, intiharı çok düşündüm son zamanda. Yani hiçbir zevk almadığım hayattan gitmek fikri hala güzel geliyor..

Her gün aynı şey için dua eder oldum, "lütfen yarın olmasın!" Evet, akşam olup eve geldiğimde yarının olmasını istemiyorum. Akşam 7-8'den itibaren geçen zaman çok yavaş geçsin istiyorum, her 5 dakikada bir saate bakıyorum. Saat 11-12'ye yaklaştıkça, uyku vakti yaklaştığı için üzülüyorum. E sabahın 7 buçuğunda kalktığım için, eskisi gibi sabahlayıp geceleri de uzatamıyorum. Ne olacak lan benim bu halim?

8 yorum:

mentos dedi ki...

bana da oluyo pek çok ama somut nedensizini ilk defa duydum hehe.. Yeni hobiler, zaman öldürecek şeyler edin. Zaman geçer, iyi olur.

M-Ege dedi ki...

walla cagLar biliyosun aynı durum bendede soz konusu nodu bize amk 5 sene yan yana oturduk ondanmı oldu acaba :) yasama sevincimizi tazelicek birşeyLer buLmamız şart ama bu bilgisayar internet deil onu biliyorum :)

TuGaY dedi ki...

kız bul bi tane :)

Crazy_Kobe dedi ki...

Abi günümüz gençlerinde çok yaygın bir durum bu..Yani 'noluyo lan deliriyormuyum ben?' diye düşünme :).Senin kadar sık olmasada bana da oluyor..Özellikle büyük kentlerde yaşayan gençlerde 'yaşamsal doygunluk' var..Artık çok garip bir çağdayız ve 50 sene önceki insanların 40 senede yaşadığı zevkleri biz 3-5 senede yaşıyoruz..Bu hızlı yaşam başlarda çok güzel gibi görünsede sonradan ters tepiyor..Bi süre sonra bir bakıyorsun ki artık bir çok şeyden bırak eski zevki zevk bile almıyorsun..Yani bu durum bundan kaynaklanıyor bence..İntahar falan demişsin,aman sakın baba..Hayatta olmam için bir sebep yok demişsin..Lakers,Gs,net vs. falan tamamda ailen ve sevdiklerin bu kadar ucuz olmamalı..En basitinden onlar için,onların üzülmemesi için yaşamalısın..Tavsiyelerim bolca sosyal etkinlik,bolca duygusal bağ (sevgili,arkadaş,dost),teknolojinin hızına inat hayatı sindire sindire yaşamak,yeni hobiler falan filan..

Pff aman ne çok yazdım yaa..Biliyorum nasihat berbat bir olay ama öyle bir konudan bahsediyoruz ki başına gelecek musibeti kestiremediğim için böyle oldu sanırım :)..

Neyse baba sonuç olarak hayat zaten çok kısa,bide sen iyice kısaltmaya çalışma..Hayatın tadını çıkar,hayatı fazla ciddiye alma,dalgana bak..

Kaan Özaydın dedi ki...

çağlar toparlan kendine gel olm..

tagskie dedi ki...

hi.. just dropping by here... have a nice day! http://kantahanan.blogspot.com/

Sheed dedi ki...

aman başkan, yaşamak iyidir.. dicle koğacıoğlu'na çok üzüldük zaten, kaçırma tadımızı sen de..

Adsız dedi ki...

Bali çekebilirsin.