14 Ağustos 2010 Cumartesi

Türkleşen Rijkaard ve rezil bir Galatasaray


Üzgün ve sinirliyim elbet. Tek söyleyip, dile getirebildiğim yönetime isyan edişim.. Şu futbol, şu görüntü, hazırlık maçlarının en başından beri belliyken, hala sezonun ilk maçına aynı kadroyla çıkıyorsak, bu ne Rijkaard, ne oyuncuların suçudur. Hani para yoktur, madem öyle gedik yerleri ucuz ama umut vaad eden adamlarla kapatın, o da yok. İnatla Ayhan, Barış, Sarp, devam..

Başta kalede Aykut olmak üzere, defansta Servet, beklerde Ali ve Balta, orta sahada Ayhan, barım barım bağırıyo "ben artık bu takımın oyuncusu değilim" diye. İki sağ açık var, ikisi de hasarlı, garibim Emre Çolak o 1 buçuk metre boyuyla bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kimse bir şey üretemeyince Arda, tek başına üretmeye çalışıp dağılıyor doğal olarak. Koskoca Galatasaray adına iki olumlu adam vardı maç boyunca. Kewell ve Mehmet Batdal. Kewell, bildiğimiz Kewell'dı zaten, her pozisyonda vardı, ama destek gelmeyince sonuca ulaşamadı. Mehmet ise, tekrar söylüyorum iyi ellerde yetişirse, kendini de verirse çok büyük adam olabilir. O sırtı dönük, 1 metrekare içinde dönüp vurduğu top şok ediciydi..

Son olumlu şey de, mücadele isteği. Geçen seneden farklı olarak, teknik ekip ve kulübe dahil herkes fena hırslı, saldırıyor, ısırmaya çalışıyor, mücadele ediyor, hatta çirkeflik yapıyor. Tabii bunu, dağılan kondisyondan dolayı 2. yarı pek göremedik ama ilk yarı çok keyiflendirmişti bu beni. Güç kalmayınca, bu özellik de kalmıyor tabii. 60'tan sonra takım tamamen çöktü, kondüsyon bitti. Galatasaray'ın son 3 sezondur kondüsyon sorununu çözebilen olmadı zaten.

Ha top zaten oynanmıyor. Cana'ın yanına bir Ledesma tarzı b2b adam, önlerine kendini oyuna veren bir Elano eşliğinde Pino, Arda, Baros grubu bambaşka bir boyut olur, o da ayrı.. Ama yönetimin pek niyeti yok gibi. Hala daha Elano'yu satma peşindeler ama ortada oyuncu yok, işler bu saate kaldı.


Maça dönersek.. Tabii tansiyonlar gerilince herkes çıldırdı. Arda, Kewell, Baros hakemin ve rakip oyuncuların üzerlerine yürüdüler, Gökhan Zan kulübeden kart gördü. İlginç bir şekilde, kenarda bir şeyler oldu ve Rijkaard, Sivas kulübesine doğru koşup bir şeyler yaptı, yatıştırmaya gelen Ceyhun'u da itti falan.. Bunlar iki paragraf önce yazdığım şeyin getirileri biraz gerçi. Rijkaard gibi Barça görmüş, Ronaldinho, Messi görmüş bir adamın bu denli takımın içine girişi, olaylara sıcak tepkiler verişi, her golde çocuk gibi sevinişi beni çok mutlu ediyor etmesine.. Ama takım böyle top oynayamadıktan, takımda adam olmadıktan sonra kaç yazar böyle saçma mutluluklar. Adamın kulübesinde -sakat Baros'u saymıyorum- sokup da oyunu değiştirebileceği adam yok. Zaten böyle giderse de devre arasında gider en geç, gitsin de zaten, heba etmesin kendini buralarda. Yazık.

2 yorum:

Enes dedi ki...

Ednan Biraderler Galatasarayı sportif açıdan bitirdi. Sonra sorunca; '2012 kriterleri için mali gelir-gider dengesi bla bla...'

Yahu taraftar ne bilir geliri gideri dengeyi?.. Keita gidiyor müzmin sakat Pino geliyor. Topal gidiyor yerine hiçbir meziyeti olmayan, hayatımda gördüğüm en düz ve kalas orta saha oyuncularından biri olan Cana geliyor. Elano gönderilmeye çalışılıyor, gelen yok. Yapılan doğru hiçbir şey yok.

Bunların hepsi olurken alınan tek ve en yetenekli futbolcu Mehmet Batdal büyük üstad(!) Rijkaard tarafından, takımda kendisinden başka sağlıklı ve formda forvet yokken ilk 11'de düşünülmüyor.

Türk Telekom Arena'yı heralde Ednan Biraderler tanıdıklarıyla dolduracaklar. Kimse bu ruhsuz futbolcuları seyretmeye yeni stada dahi gitmez, kusura bakmasınlar.

Kaan Özaydın dedi ki...

olm mehmet sizin genç semih işte 24 yaşında.. bide daha ilk maç sakin ol, toparlanır galatasaray..