20 Eylül 2010 Pazartesi

The Şeytan! #3

"Kızım Galatasaray Lisesi'ne girmek istiyordu. O logoyu her gün görüp, anasına küfretmek istemediğim için göndermedim." - Rıdvan Dilmen

2009 yılında The Şeytan! #1 ve The Şeytan! #2 yazılarında Rıdvan Dilmen hakkında daha önce olumsuz şeyler yazdığımda çok tepki almıştım. Tekrar yazıyorum. Bu işin tepkiyle falan alakası kalmadı artık. Bir insan bir şeyi bilmeye bilir, her şeyi bilmek zorunda da değildir. Ama bilmediği konuda ısrarla yorum yapıyorsa, objektif olması gereken durumda kendini çok zorlamasına rağmen bunu beceremiyorsa, ben bir izleyici olarak istediğim kadar eleştiririm. Objektif değilsen bari objektif olmaman gereken bir programda yorum yaparsın değil mi? Geçtiğimiz yıllarda söylediğimi tekrar ediyorum. Ben artık bıktım Rıdvan'ın her FB puan kaybından sonra beş karış suratla yorum yapıp, her GS ve BJK puan kaybında ağzı kulaklarında oluşundan..

Varan 1: "Misimovic zaten Bundesliga'yı artık kaldıramıyor diye gönderildi." diyor Şeytan. Misi, son sezon Wolfsburg'ta ŞL dahil toplam 45 maç oynadı. 14 gol, 20 asist yaptı. Kim neyi kaldırmış belli oluyor zaten.

Varan 2: "Insua Liverpool'da da oynamıyordu" diyor Şeytan. Insua, son sezon Liverpool'da ŞL dahil toplam 44 maçta oynadı. Bir bek için gol-asist sayısı çok önemli değildir, 1 gol ve 4 asisti var. Bence kaldırmış beyler.

Varan 3: "Güntekin, sana Süper Lig'te Lorik Cana gibi 20 tane adam bulurum" diyor Şeytan. Rakam vermeye gerek yok. Adam hem Şampiyonlar Ligi'nde top oynamış Marsilya'nın, hem Premier Lig'in gedikli takımı Sunderland'in, hem de Arnavutluk Milli Takımı'nın yıllarca kaptanlığını yapmış. Doğru düzgün maç kaçırmaz, son derece istikrarlı. Sen adamın burada oynadığı futbolu istediğin kadar eleştir, lafım olmaz. Zaten henüz bir şey yapamadı adam. Ama sırf GS'ı kötülemek için saçma sapan, cahil cühela yorumlarıyla adamı yalan yanlış eleştirmenin tanımı nedir bilemiyorum.

Bu adam aylarca Baros'un iyi bir forvet olmadığını, bu takımın esas forvetinin Nonda olması gerektiğini de savunmuştu zamanında. Rijkaard'ın B Planı, Keita ve Elano'nun topçu olmayışları... Daha bir sürü mahareti var da, hepsine girmeyeceğim şu anda. Üstü kapalı bir şekilde takmış durumda GS'a.

Yeter artık Rıdvan. Ülkenin en iyi yorumcusu olma kapasitesine sahip biri olarak, ne yazık ki sana saygı duyanların sayısını düşürüyorsun. Kendimi tekrarlıyorum; Madem o kadar çok biliyorsun, neden hala orada oturuyorsun?

"Rıdvan Dilmen'in kahvedeki adamdan tek farkı futbol oynamış olmasıdır. Ne kadar oynadığı tartışılır ya, neyse." - Lucarelli-Breitner Blog

6 yorum:

Kaan Özaydın dedi ki...

çağlar güzel yazmışsın ama son cümledeki klişe olmamış. şahsen herhangi bir spor dalında yorumcular bu tarzla yaklaşılmasına karşıyım. madem çok biliyorsun neden hala orda oturuyorsun ne demek. teknik direktörler gelip part time yorumculuk mu yapsın? caner eler'i biliyorsundur, tour de france'ı başarılı bir biçimde yorumluyor ama bisiklete binmeyi bilmiyor..

kaleciyi eleştirenler de kaleye mi geçsin o zaman..

yorumlarında haklısındır sonuçta fenerli olduğum için rıdvan'ın sadece fenerbahçe yorumlarını dinliyorum o yüzden bilemeyeceğim.

ayrıca fenerbahçedeki teknik direktörlük kariyeri prekolu faruklu kadroyla, aykut kocaman'ın şuanki kariyerinden daha başarılıydı. karşıyaka kariyeri desen zaten kimse onları 1.lige çıkaramıyor..

Çağlar dedi ki...

Kaancım,
Tabii ki öyle bakarsak her yorumcunun antrenör falan olması lazım da, bu adam Hıncal boyutuna geçti artık yaptığı yorumlarla. Hani Hıncal bilmediği halde her şeyi, ama her şeyi bilir ya. Bu o kadar geniş yelpazeye açılmasa da bilmediği şeyler hakkında özellikle Fener'in rakipleri hakkında saçma sapan yorumlar yapıyor. Hani bir şey bilmeyebilirsin, ama bilmeyip inatla süper biliyormuş gibi "hehe bu adam zaten orda da oynamıyodu ki" demek, her türlü eleştriyi kabullenmek demektir, kusura bakma.

Armando dedi ki...

ben beşiktaşlıyım. yanlız bu adam zaten gs-tromso maçının devresinde yayında olduğunun farkında olmadan "gördün mü nasıl koyduuuuu" diye böğürmüştü. diyecek söz yok. noktasından virgülüne kadar katılıyorum yazının.

CaRtMaNtR dedi ki...

Son iki yıla kadar taraflılığını bu kadar belli etmeyen bir adamdı.

Ben son dönemde sadece kendisinin değil pek çoklarının beğendiği Mehmet Demirkol'un da ziyadesiyle taraflı olduğuna inanıyorum. Cana için pahalı bir transfer demiş bir adam (hemde kendisinin maliyeti KAP'ta açık bir şekilde belirtilmişken)dedikten sonra ben kendisinin niyetini görebiliyorum.

Kaan Özaydın dedi ki...

"Madem o kadar çok biliyorsun, neden hala orada oturuyorsun?" eleştirisinin yanlışlığını sadece Rıdvan'la ilgili olarak söylemedim, genel olarak tamamen yanlış bir zihniyetin ürünüdür bu yorum. Ben mesela 2 yıldır Hıncal Uluç'u izlemiyorum-okumuyorum sende aynısını yap bence Rıdvan'la ilgili. Ama sizin taraftarada yorumcu beğendirmek zor, kendi eski futbolcularınızı da beğenmiyorsunuz aq :D

ergün dedi ki...

''Ne kadar oynadığı da tartışılır ya,neyse.''cümlesi hiç olmamış.Türkiye tarihinde tek şampiyonluk yaşayıp da böylesine efsaneleşen bir başka futbolcu var mı anımsamıyorum.Bu bile zamanında az ya da çok nasıl oynadığını gösterir.Sergen'in İbo Üzülmez e dediği gibi ''oynamak var,oynamak var''Rıdvan da herhalde sergen'in olumlu anlamda söylediği tarafta.