5 Ekim 2010 Salı

"Sleeping is for sissies"


FM 2010, bir ilk çıktığında çok fena sarmıştı, bir de şimdi. İlk çıktığında öncekilerden daha ayrıntılı yapısıyla çok fena başına sarmıştı, 40-50 gün sabahlara kadar oynamıştım Galatasaray ile. Sonra sıkıldı farklı takımlar denedim ama vazgeçip bıraktım. Ardından format yedi makine, yoğunluk da arttığından yüklemedim. 8-9 aylık arada hiç oynamadım. Ama yaklaşık 15 gün önce arkadaşın gazıyla tekrar başladım ve yeniden uykular haram oldu..

Arkadaş "Man City ile dünyayı hoplatıyorum, şunu aldım, bunu sattım ohohoh" moduna girince, sikerim anasını deyip başladım oynamaya. Update'leri patlattım, Türkçe yamayı döşedim. Yeni kadro update'lerini de çaktım, 2011 oynar gibi başladım oynamaya. Önce Misimovic, Insua falan bir gazla GS ile başladım ama ı-ıh. Takımın kondüsyon yerlerde, Avrupa için yeterli kadro yok, Sabri'lerle, Ayhan'larla uğraşana, gençleri alıp sabredene kadar adamı bayıyor.

Öncelikle benim oynadığım takımın kadrosu çok yıldızlarla dolu olmamalı. Bütçesi de Man City gibi falan hayvani olmamalı. O zaman hiçbir zevki kalmıyor. Benim kanka almış City'i, Araplar veriyor her sene 100-120 Milyon Euro transfer bütçesi, herifin kadrosunda tüm City kadrosundan ekstra olarak Agüero, Gourcuff, De Rossi, Zapata falan var. Robinho'yu, Silva'yı falan satmış eleman. Evet eleman! Söz sende :)

Neyse uzatmıyorum. Athletico, Roma, Bayern'i de denedikten sonra takımımı buldum abi. Arsenal. Takımın çoğu genç ve yetenekli. Hiç öyle ölümüne scout görevlendirip, dünyanın dört bir yanına adam avına çıkmaya gerek yok. Sırf reserve takımdakileri kullansan bile bir sürü bomba adam çıkıyor. Coach, Youth Coach ve Scout ekibi zaten çok başarılı. Ama takımın alayı genç olduğundan kondüsyonlar biraz sıkıntı yaratabiliyor. O yüzden de bol bol rotasyon yapmak icap ediyor, ki benim en sevdiğim olay.. Henüz ikinci senenin ortasındayım şu anda. İlk sene Premier Lig ve FA Cup şampiyonu oldum, ŞL'de çeyrek finalde elendim, bu sene takım güçlendi, tecrübelendi, her kulvarda ek hedefim şampiyonluk. İkinci senemin başında kadro yapım şu şekilde:


Kaleci'den başlayalım.. Almunia (32) ve Fabianski (24) var, gayet iyiler. Ben ilk sene Almunia'yı, ikinci sene Fabianski'yi oynatmayı düşünüyordum öyle de oldu gibi ama 2. senenin başında Almunia'yı gönderip Meksikalı Ochoa (25)'yı aldım, ikisinden de baya iyi. Sonra Leverkusen'li Adler (25)'i görünce pişman oldum gerçi, o hepsinden iyiymiş, üstelik Ochoa ile arasında 4-5 milyonluk bir fark var.

Defanstan başlayalım.. Sol bek Clichy (21) zaten çok genç ve oyunun en iyi 2-3 sol bekinden biri. Daha 6 ay geçmeden çılgın teklifler yağıyor adama. Ama verilmez. Sağ bek Sagna (27) da gayet sağlam. Bekler yeterli yani. Yedekleri olarak da Gibbs ve Eboue yeterli, zaten pek sakatlanmıyorlar. Savunmanın ortasında Vermaelen (23) var, zaten iyi, gelecekte da çok iyi adam oluyor. Banko oynamalı. Yanında alternatif Djourou (23), Alex Song (23) ve Squilachi (29) var. En uygunu Squilachi ama oraya transfer gerekli. Zaten oyun başlar başlamaz 21 yaşındaki defans Otamendi alınacak, o şart. Oyunun en büyük defanslarından biri oluyor, hatta 2. sene banko oynamaya başlayabiliyor. Ama savunmada iki çömez tecrübesiz kalırlar. O yüzden ister 1-2 yıl idare edebilecek 32-33'lük bir veteran alın, ister Mexes tarzı formunun zirvesinde, bomba adamlar alın, ki onları almak çok çok zor. Ben ilk sene Otamendi'yi çok az oynattım, takımın kendi defanslarıyla idare ettim. Ama ikinci sene hem Djourou'yu, hem Squilachi'yi satıp 23'lük Zapata'yı da aldım, o direkt oynayabiliyor ve oyunun en baba 2-3 forvetinden biri. Arkalarına da Materazzi'yi aldım, "abilik etsin" hesaaabı. 4 defans götürüyorlar işi.

Orta saha.. Herkesin oyun tarzı farklı ama ben yukarıdaki tarz oynadığımdan bir ön libero gerekli ve takımda çok iyi bir ön libero yok. Süperyıldız olabilecek para da yok. Oraya Anthony Annan'ı (22) alıyorsunuz ve dertleriniz bitiyor. Direkt gelir gelmez banko oynayabiliyor ve ilerde oyunun en iyi DMF'lerinden biri oluyor. Savunması harika, pas ve hücuma desteği de gayet yeterli. Baba CMF olarak Fabregas (22) var zaten. Daha çok genç ve ultra süper bir adam. Yanındaki adam ofansif orta saha (AMC) şeklinde oynuyor. Orada direkt oynayabilecek Nasri (22), Diaby (23) ve Rosicky (28) var. Nasri zaten iyi ve gelişiyor da, Diaby de iyi ama gelişmiyor pek. Rosicky de hem 28-29 yaşında, hem de inanılmaz fazla sakatlanıyor. Elle tutulur bir Nasri kaldı, ki o da sıkça yorulup sakatlanabiliyor. İlk sene bu üçlüyle idare ettim ama ikinci sene Diego'yu aldım. Çok kral adam. Teknik, pas, frikik, bitiricilik başta olmak üzere tüm hücum özellikleri inanılmaz yüksek ama o da çok yoruluyor, 2 maç üst üste 90 dakika çıkaramıyor. Neyse Nasri ile birlikte rotasyonda gayet başarılılar. Rosicky ve Diaby'i da sattım. Ramsey (20)'i daha çok kullanmaya başladım, ki, rotasyonda iyi kullanılınca çok kral adam oluyor 2-3 sene içinde.. Alex Song'u (23) da DMF olarak kullanıyorum, gayet başarılı. Açıklar Arshavin (26) ve Van Persie (28) takımın abileri konumunda. İkisi de harika oynuyorlar. Arkalarından yetişen çok iyi bir Walcott (20) var. Barazite, Wilshere, Lansbury gibi çok genç adamlar reserve takımdan gelip son derece iyi oynayabiliyorlar. Barazite kısa vadede en çok katkıyı veriyor ama hiç gelişmiyor sonra. Wilshere ve Lansbury ise baya gelişiyor. Ayrıca Nasri solda da oynayabiliyor. 2. senenin ortasında (yani henüz) çılgınlık yapıp Gourcuff'a (22) 20 milyonu bastım. Adam inanılmaz oynuyor. Hem ortada hem sağda muhteşem. Daha 22-23 yaşında olmasına rağmen hem de..

Forvet.. Bendtner (21) ve Chamakh (25) var. Kısa vadede Chamakh daha iyi. Ben hastası olduğum Edin Dzêko'yu (23) 36 taksiyle 24 milyona aldım, keyfime baktım. Çok fena adam. Bendtner'i iki senedir kiraya verip, gelişmesini umuyorum. Dzêko, Chamakh ikilisiyle rotasyonu götürüyorum, sakatlık durumunda da Church (20) var bir tane fırlama, onu koyuyorum.

Sonuç: Başkan ilk sene 36 milyon bütçe verdi; Otamendi, Annan ve Dzêko ile değerlendirdim. İkinci sene 43 milyon verdi ama o kadar çok adam sattım ki Ochoa, Zapata, Diego ve Gourcuff'u aldım ve hala 10 milyon kaldı bütçeden. Bütün herkes finanstaki muhteşemliğimden dolayı bana hayran, millet tapıyor, köpek ettim hepsini. Sabahlar çabuk geliyor, uykusuzluk başıma bela, başından kalkamıyorum.


Bu arada FM 2011 de 5 Kasım'da çıkıyor. Ama hatalar keşfedilene, güncellemeler çıkana ve tam randımanlı hale gelene kadar İlkbahar'ı buluyor. O yüzden uzuuun bir süre daha buna devam. Zaten daha oyuncularımın yarısından çoğu 25 yaş altı. Henüz Arsenal'de misyonumu tamamlamadım. 3-4 senem daha var.

*Başlık: Uyumak, hanım evlatları içindir! (8#blog)

9 yorum:

CaRtMaNtR dedi ki...

transfer konusunda 48 ay taksit mevzusu çok faydalı oluyor.

bu arada genç, ucuz ve kısa vadede katkı verebilecek adamlar olarak aklıma ilk gelenler alen pamic (dmc)i martin jorgensen (dc), sebastian coates (dc) ve lacina traore (st)

bunlar haricinde paraya kıyıp marek hamsik gibi adamlar alınmalı derim ben çok faydalı bir adam.

Egemen dedi ki...

Yazın başında Boston maçlarını beklerken, hatta molalarda falan oynuyordum, Madrid ile 2017'ye falan geldim, almadığım kupa kalmadı, sıktı tabi. Sonra bir sürü takım denedim de Chelsea hariç uzun süreli olan olmadı. Chelsea ile şampiyon oldum sonra onu da bıraktım, 2011'i bekliyorum artık, o çıksın devam ederiz.

Kaan Özaydın dedi ki...

orta sahaya miguel veloso forvete oscar cardozo diyorum...

DJAN dedi ki...

sleepıng ıs for sıssıes
uyumak cıft cınsıyetlıler ıcındır ( yada kızlar ıcındır) dıye cevrılebılır, kısacası sosyolojik anlamda 'sisilik' cocuk ya da ergen erkegın kadın duygularına ve hareketlerıne ılgı duyup kadın gıbı davranmasıdır , man utd ıle 2032 yılındayım yarın bloguma da koyucam mıllı takımlara 39 oyuncu yolladım bır mıllı mac haftasında herhalde rekordur :)))
www.djanultras.blogspot.com

Lord-1 dedi ki...

City'le kariyer yapmak çok zevkli arkadaşım. Bi kere takımda 6-7 oyuncu hariç doğru düzgün adam yok ve genç tesisleri kötü, antrenör ve scoutlarda kötü. Cityde amaç para harcamak değilde düzgün bir alt yapı ile kadroyu gençleştirmek oldu mu tadından yenmiyo. He arada ego tatmini için Gourcuff ve Agüero aldım olur o kadar. Tabi benim hedefim city'yi en zengin kulüp yapıp oyunu zirvede bırakmak.

Adsız dedi ki...

sanirim ben biraz bu isi abartanlardanim wolfsburg ile basladigim macerada suanda real madrid ile 2038 e geldim tabiki bu bahsettiginiz oyuncularin cogu suanda buyuk takimlarin hocaligini yapiyor

dikkatimi ceken buyuk ayrintilar ise
1-bulent uygunun italyada roma kariyerinden sonra liverpool ile epl sampiyonlugu yasamasiydi
2-iker minuain (tam dogru olmayabilir) 6 sene butun award lara ambargo koymasiydi ispanyol golcu)
3-40 yillik fm kariyerim sirasinda yapilan en buyuk transfer gurses isimli turk oyuncunun 126m karislinginda real tarafindan alinmasi hala rekor ona ait

isterseniz 2020 den sonraki butun genc yetenekleri soyleyebilirim size ama asil is suandaki oyuncular emekli olunca basliyor cunku kimseyi tanimiyorsun bu yuzden butun isimlere yabancisin is scout lara ve 6. hissine guvenmeye kaliyor.

Adsız dedi ki...

dzeko icin wolfsburg ta baslamistim kariyerime zaten :)

4-5-1 de uc adam dzoke target man oynatip uzun top secenegini `run unto ball`yapinca cogu counter attack tan olmak uzere ilk sezonda 33 gol atti wolsburg icin

Jordi Metal dedi ki...

Çağlar senden bir Galatasaray analizi bekliyorum ha :D

Çağlar dedi ki...

@Jordi,
Ben de düşünüyorum da elim gitmiyor.