25 Nisan 2017 Salı

20th Century Women

15 Nisan 2017 Cumartesi

Yarın 16 Nisan, oy verin...

9 Nisan 2017 Pazar

90's

Poster

8 Nisan 2017 Cumartesi

Fakat Müzeyyen...

Sanatsal Sapık #34


5 Nisan 2017 Çarşamba

Move, beach!

2 Nisan 2017 Pazar

G.O.A.T.


2017 Miami Açık şampiyonu 36 yaşındaki Roger Federer.

1 Nisan 2017 Cumartesi

Ablacım çocukları pistten alalım


Aradan pek zaman geçmeden iki efsane yine bir finalde, bu sefer gerçekten finalde (Miami Open) buluşmuş oldular. Avustralya Açık'taki tarihe geçen mücadele ve Indian Wells'teki erken finalden sonra son 2 ayda 3. kez karşılacaklar. Yine ağzımızın suyunu akıtacak, epik bir final bizleri bekliyor. Hakikaten çok enteresan bir sene oluyor tenis adına. Bu sezon başlamadan önce Nadal ve Federer'in muhtemel emekliliklerini konuşuyorduk. Şimdi adeta "çocukları pistten alalım" edasıyla kortlara geri dönüp domine etmeye başladılar.

Finalde ne olur? Açıkçası Federer bu turnuvada Avustralya ve Indian Wells'teki kadar rahat değil. Son iki maçını da çok zor kazandı ve ikisini de tie-break'le uçurumun kıyısından çevirdi. Ama hiç olmadığı kadar mücadeleci ve inatçı. Nadal ise çok rahat geldi finale kadar. Bunda rakiplerindeki kalite farkı etken olsa da sonuç olarak Nadal daha az yıprandı ve daha rahat görünüyor. Ama finalin ilk servisiyle birlikte bunların hepsi unutulacak, çünkü her Federer-Nadal maçı ayrı bir hikaye ve kendi yolunu kendi çizen maçlar olmuştur. Bunun da öyle olacağına ve nefesleri keseceğine şüphem yok. Şimdiden avuçlarımın içi terlemeye başladı.

31 Mart 2017 Cuma

Always be closing!

IMDb: 7,8 / ÇYDb: 8,0

İzlemek için çok geç kaldığımın farkındaydım aslında. Filmlerin tamamını indirerek, yüksek kalitede izlemeyi seven biri olarak, izlenmek için sırada bekleyen, daha önce indirdiğim onlarca filmin arasındaydı Glengarry Glen Ross. Ve tam da tahmin ettiğim gibi, izledikten sonra "keşke daha önce izleseydim" dedim.

Hakikaten çok acayip bir oyunculuk şovu var film boyunca. Alec Baldwin, Al Pacino ve Jack Lemmon başta olmak üzere inanılmaz derecede etkileyici oyunculuklar var. Özellikle filmin hemen başında, Baldwin'in sadece 5-10 dakikalık bir performansla bütün filmi alıp götürdüğü bölüm, izlediğim tüm filmler içinde en etkileyici oyunculuk icraatlerinden biriydi. Benim gibi bu filmi izlemek için geç kalmış olanlar daha fazla kalmasın ve hemen izlemeye koyulsun derim. Bu tür kaliteli eski filmlerin gerçekten tadı damakta kalıyor. Teknoloji yok, görsellik yok. Tamamen diyalog, hitap ve oyunculuk. Nefis.

28 Mart 2017 Salı

Calvin

IMDb: 7,1 / ÇYDb: 7,5

2017'nin merakla beklenen filmlerinden Life, Cuma vizyona girdi, dün izlemeye gittim ben de. Konusu ve oyuncu kadrosu itibariyle kağıt üzerinde epey heyecan verici bir film. Uygulamada da hiç fena değil. 

Öncelikle, beklentiyi çok yüksek tutmamak gerek. Uzay filmleri konusunda bir yenilik vaad etmiyor. Ama çok iyi yaptığı bir şey var. Bu zamana kadar yapılmış olan uzay ve "alien" filmlerini çok iyi harmanlamış ve hepsinden bir şeyler kullanmış. Bu sebeple de bolca klişe var, evet. IMDb'de 7 puanda kalmasının sebebi de muhtemelen bu. Öyle hayranlıkla bakıp "bu nasıl olur ya" diyeceğimiz yerler pek yok. Onun yerine bolca gerilim vaad edilmiş. Bu açıdan da epey başarılı olduğunu düşünüyorum. Akıcı ve kesinlikle sıkmayan bir film. Bu anlamda benim beklentilerimi karşıladı.

Filmin oyuncu kadrosundan bahsettik ama şunu söylersem spoiler olmaz sanırım. Koskoca Ryan Reynolds'ı figüran gibi kullanmışlar resmen. Filmin daha 30. dakikasında falan ölüyor herif. Baya şaşırdım. Ama özellikle Jake Gyllenhaal'a güvenerek gittiğim bir filmden daha memnun ayrılma serisini devam ettirmiş bulunuyorum. 

Bu arada filmin sonu itibariyle devam filmi gelecek gibi duruyor. 

27 Mart 2017 Pazartesi

"Karanlıktaysan..."


" ... gölgen bile seni yalnız bırakır. "

25 Mart 2017 Cumartesi

Le plus chaud

23 Mart 2017 Perşembe

Sanat be kardeşim!

IMDb: 7,3 / ÇYDb: 8,0

Bir süredir gelse de gitsem dediğim filmlerden biriydi Neruda. Pek bileni yoktur, zaten Cinemaximum'larda falan girmedi vizyona. İzmir Özel Karaca Sineması'nda gittim izlemeye. Ki İzmirli herkes biliyordur ama oradaki filmleri yakın takipte olmanızı şiddetle tavsiye ederim. Neredeyse sıfır ticari kaygı, tamamen sanatsal ve ödüllü filmlere yer veriyorlar. Mükemmel bir sinema. Aynı şeyleri daha önce de söylemiştim, bir kez daha tekrar etmiş olayım.

Neruda kısaca; 40'lı yılların meşhur komunist şairi Pablo Neruda'nın, ülkesi Şili'de hain ilan edilmesi ve bir polis dedektifinin takıntıya dönüşen Neruda'yı yakalama isteğini konu alan biyografik bir film. Ama bu durum, kovalamaca ve Neruda'nın yaşantısı o kadar şairane bir dille anlatılıyor ki, türü sevenlerin tadını damağında bırakacak cinsten. Ben öyle sanatsal film aşığı bir adam falan değilim. Filme de sanat filmi demek abartı olur zaten. Anlatım sanatsal sadece. Ama ağır değil. Hatta sarkastik sahnelerle bolca tebessüm ettiriyor. Dahi zekasına sahip olan Neruda'nın bu kaçış sırasında aynı zamanda kötü özelliklerini de sıkça görürken, bütün film boyunca bir iç sesin filmi bize anlatışına da şahit oluyoruz. Bunun dışında herhangi bir biyografiye oranla sanatsal anlatımın dışında da farklılıklar gösteriyor. Örneğin ara ara seyircinin gerçeklik ve zaman algısıyla oynamayı tercih etmiş yönetmen. Biyografilerde hiç karşılaştığımız bir şey değil ama filmin şairane anlatımına ayrı bir hava katıyor kesinlikle.

Tümünün toplamında ve harika oyunculuklarla birlikte çok lezzetli bir film çıkıyor karşımıza. Özellikle yönetmen hakikaten şov yapmış. Anlatıma korkunç varyasyonlar katmış. Film boyunca hayranlıkla izledim icraatlerini. Herkese değil ama yavaş ilerleyen, özel film izlemeyi sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum. 

22 Mart 2017 Çarşamba

Thrill